← Tüm yazılar

BLOG · 64/209

Bang Bang!

· 2 dk okuma

Her filminin müziği ayrı bir güzeldir Quetin Tarantino’nun. Hatta sırf bunun için çıkmış bir albüm bile vardır. Filmlerinin müziklerini özenle seçtiğini okumuştum. Mesela Pulp Fiction benim için Misirlou’dur, Rezervuar Köpekleri ise Hooked On a Feeling.

Kill Bill Volume I’in açılış sahnesinde Sonny Bono’nun söylediği Bang Bang ise daha seyretmeden sanki size bütün filmi anlatır gibidir. Eski bir suikastçı olan, evleneceği gün kilisede patronu ve aynı zamanda sevgilisi olan Bill (David Carradine) tarafından vurulan The Bride (Uma Thurman), dört yıl boyunca komada kalır.

Komadan uyandıktan sonra dehşetin estetiği başlar. Yaşadığı trajedinin sorumlularını teker teker öldürmek üzere Hong Kong'dan New Mexico'ya kadar dünyada gezmedik yer bırakmaz, ta ki Bill’i buluncaya kadar.


Ocak ayı TÜFE rakamlarına ilişkin medyan tahmin yüzde 1,70. Aylık en yüksek ve en düşük beklentiler ise sırasıyla yüzde 2,15 ve yüzde 1,20 şeklinde. Beklenti Anketi’nde ise yüzde 1,44 olurken, yıllık TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 7,69’dan, son ankette yüzde 8,48’e yükselmişti.

TCMB, yayımladığı 2017 yılının ilk Enflasyon Raporu’nda, 2017 ve 2018 enflasyon hedeflerini sırasıyla yüzde 6,5’ten yüzde 8,0’a ve yüzde 5,0’ten yüzde 6,0’ya revize etmişti. Buna gerekçe olarak da Türk lirasındaki değer kaybının ve petrol fiyatlarındaki yükselişin önümüzdeki dönemde ithalat fiyatlarında yukarı yönlü güncellemenin etkili olduğunu belirtmişti.

Bu tahminler üzerinde etkili olan bir diğer unsurun ise 2017 yılı gıda enflasyonu tahminlerinin yüzde 7’den yüzde 9’a güncellenmesi olduğunu vurgulamıştı. Enflasyonun 2017 yıl sonunda yüzde 8 olarak gerçekleştikten sonra 2018 yıl sonunda yüzde 6’ya gerileyeceği öngörüsünde bulunmuştu.

İTO’nun rakamları Ocak ayında TÜFE’de gıda fiyatları kaynaklı yukarı yönlü bir baskı geleceğini söylüyordu. Perakende fiyatları Ocak ayında yüzde 1,65 artarken, işlenmemiş gıda fiyatları kategorisi altında yer alan Yaş Kuru ve Sebze Meyvedeki aylık artış yüzde 9,13 olarak gerçekleşmişti.

Tahterevalli örneğinden hareketle, TÜİK’in enflasyon sepetinde yaptığı düzenlemeyle işlenmemiş gıda fiyatları kaynaklı dalgalanmayı sınırlayarak enflasyon üzerindeki oynaklığı azaltmayı hedeflediğini ancak bunun yıllık rakamı yüzde 8,53’ten yüzde 8,94’e yaklaşık 50 baz puan yükselttiğini; kur geçişgenliği yüksek ulaştırma grubunun payının artmasıyla gıdanın payının azaltılmasının etkisinin nötralize olacağını, manşet enflasyonu yukarı çekebileceğini konuşmuştuk.

Son olarak Enflasyon Raporu’nda “TÜFE ve Alt Gruplarda İthalat Fiyatları ve Döviz Kuru Geçişkenliği Üzerine” başlıklı Merkez Bankası çalışmasındaki rakamları aşağıya alıntıladım.

Toplulaştırılmış endekslere bakıldığında, TÜFE üzerinde iki yıl sonunda birikimli ithalat fiyat ve döviz kuru geçişkenliğinin sırasıyla yüzde 14 ve yüzde 17,4 olduğunu söylüyor bu çalışma. Bunun da önemli bir bölümü ilk 4-5 ayda gerçekleşiyor.

O halde Türk lirasında son 3 ayda yaşanan değer kaybının yaklaşık yüzde 25 olduğunu kabul ettiğimizde ve bu geçişkenliğin çalışmada belirtildiği gibi yüzde 14 ve yüzde 17,4 değil de gül hatırınız için yüzde 10 bile aldığımızda 2,5 puanlık ek bir enflasyon demek oluyor. Bu da yılı yüzde 8,53’te kapattığımız düşünülecek olursa yüzde 11’i aşan yıllık rakama karşılık geliyor.

En son ne zaman mı çift haneyi görmüştük? 2012 yılının Nisan ayında yüzde 11,14 ile.

Neredeyse The Bride’ın komada kaldığı yıl kadar önce.

“Bang, bang!”

Bu yazı, 2019'da yayımlanan Ekonomi böyle de anlatılır – 2 kitabında da yer almaktadır.