← Tüm yazılar

BLOG · 77/209

Ben mi öleyim yoksa ateş edecek misin?

· 2 dk okuma

Başlıkta soru alışılmışın dışında isimleri ve şarkı sözleri olan grupların (örneğin Son Feci Bisiklet, Büyük Ev Ablukada, Yok Öyle Kararlı Şeyler) öncülerinin birinden. Arkadaşınızla karşılıklı dertleşiyormuşsunuz gibi samimi bir isme sahip “Yüzyüzeyken Konuşuruz” grubunun bir şarkısından. Hatta tam halini yazayım.

“Madem öyle, lafı uzatmaya gerek yok, ben mi öleyim yoksa ateş edecek misin?”

Enflasyon rakamları hatırlattı şarkıyı bana.

Şubat’ta TÜFE beklentilerin üstünde yüzde 0,81 olarak gerçekleşirken yıllık enflasyon 58 ay sonra (2012 yılı Nisan), tekrar çift haneye yüzde 10,13’e yükseldi. Şubat ayı TÜFE aylık medyan tahmin yüzde 0,47 olurken Merkez Bankası Beklenti Anketi’nde aylık beklenti yüzde 0,62, cari yıl beklentisi ise yüzde 8,87 şeklinde yer almıştı.

İTO’nun açıkladığı perakende fiyatları Şubat ayında yüzde 0,33 artışa, işlenmemiş gıda fiyatları kategorisi altında yer alan Yaş Kuru ve Sebze Meyvedeki aylık artış ise yüzde 2,04 yükselişe işaret etmişti. Rakamlar TÜFE’ye ilişkin aşağı yönlü risklere işaret etse de baz etkisini fazlasıyla hissedeceğimiz bir ay olacağı görülüyordu. Nitekim öyle de oldu.

İşlenmemiş gıda fiyatlarındaki artış yüzde 0,36 ile sınırlı kalırken enerjideki yüzde 1,52 ve dayanıklı mallar ile diğer temel mal grubundaki yüksek artışlar manşet enflasyonu yukarı çeken faktörler olarak dikkat çekiyor. Hizmetler grubu enflasyonu yıllıkta 10 baz puan artarak yüzde 8,37 olurken, mal grupları enflasyonunun yüzde 9,63’ten yüzde 10,90’a yükseldiğini gördük. Ana harcama gruplarına baktığımızda bir önceki aya göre ulaştırma ve sağlık grubunda aylık bazda artışların sırasıyla yüzde 2,82 ve yüzde 2,17 olmuş durumda. Giyim ve ayakkabı grubu ise yüzde 3,35 ile aylık bazda tek gerilemenin yaşandığı kategori. Çekirdek enflasyon göstergelerinden özel kapsamlı TÜFE-B endeksi yüzde 0,81 artarak yıllıkta yüzde 7,54’ten yüzde 8,27’ye yükselirken TÜFE-C endeksi yüzde 0,70 artışla yüzde 7,74’ten yüzde 8,56’ya yükseldi.

Manşet enflasyondaki yükselişte Yurt İçi Üretici Fiyatları(Y-ÜFE) kaynaklı kur geçişgenliğinin gecikmeli etkileri olduğunu da belirtmek gerekiyor. Bunu da 2016 Eylül ayında yüzde 1,77 olan yıllık Y-ÜFE’nin, Şubat ayında yüzde 15,36’ya yükselmesinden izlemekteyiz; devamı da gelecek gibi.

Yazının girişinde bahsettiğim şarkının sözleri arka fona olarak sözü Merkez Bankası’na getireceğim.

“Madem öyle, lafı uzatmaya gerek yok, ben mi öleyim yoksa ateş edecek misin?”

Çünkü enflasyon rakamları Merkez Bankası’nın 16 Mart’taki Para Politikası Kurulu’nda ilave sıkılaştırma yapması gerektiğine işaret ediyor. Bunun ilk adımını da hali hazırda yüzde 11 olan Geç Likidite Penceresi (GLP) faiz oranlarının daha da artması ile göreceğimizi söyleyebiliriz. Etkisi ise yüzde 10,53 olan Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyetinin yüzde 11’e doğru yükselmesi.

Üstelik bu, küresel piyasalarda risk iştahının tersine dönmeye başladığı bir zamana denk geldi. Gelişmekte olan ülke para birimlerinin dolar karşısında değer kayıplarının devamı kapıda. Fed üyelerinin konuşmaları, ABD ekonomisine ilişkin güçlü veriler Fed’in 15 Mart toplantısındaki faiz artışına gitme olasılığını yüzde 80’lere kadar yükseltmiş durumda.

Bu yazı, 2019'da yayımlanan Ekonomi böyle de anlatılır – 2 kitabında da yer almaktadır.