BLOG · 84/209
Çalsın Sazlar, Vursun Davullar
Bir an önce baterisi-davulları çalsın diye beklediğiniz bir şarkınız oldu mu hiç?
Garip bir soru olduğunun farkındayım ama benim olduğu için soruyorum. Uzun uzun anlatmak yerine Phil Collins ve In The Air Tonight diyeyim.
Özellikle baterinin girdiği o kısmı dupdupuduuup diye seslendirirken ellerimle havayı çok dövmüşlüğüm, o ritimle hayali bateri çalmanın keyfini çok yaşamışlığım vardır.
Nerede okuduğumu tam hatırlamıyorum, bir insan davul çalarken metronom ritminden sapsa da sonrasında tekrar tam zamanında vurmaya başlıyormuş. Yani kafamızın içinde bir metronom var aslında.
2009’daki küresel krizin ardından tam 27 çeyrek sonra Türkiye ekonomisinin 2016 yılının 3. Çeyreğinde yüzde 1,8 daraldığını görmüştük. Tarım sektörü bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 7,7, sanayi sektörü yüzde 1,4, hizmetler sektörü yüzde 8,4 daralırken inşaat sektörü yüzde 1,4, bilgi ve iletişim yüzde 2, gayrimenkul faaliyetleri ise yüzde 3,7 büyümüştü.
Bu ritm kaybının ardından ekonominin tekrar tam zamanında vurmaya başlayıp başlamadığını ve ritmi ne kadar yakalayabildiğini göreceğiz. Öncü sinyallerden sanayi üretimi, üretimdeki artışın ılımlı ve genele yayılmadığına işaret etmişti. Öne çekilen bir talep söz konusu olsa da yurt içi talepteki toparlanma belirli sektörlerle sınır kalmıştı. Bunlar 2016 yılında büyümenin ılımlı bir düzeyde gerçekleşeceğini söylüyor.
2017’nin ilk çeyreğine ilişkin olarak ise işaretler bu ılımlı toparlanma görünümünün devam edeceği yönünde. Bunu Ekonomik Güven Endeksi’nden de izliyoruz.
Şubat’ta aylık yüzde 5,0 yükselerek 96,1 değerini alan endeks son 6 ayın en yüksek seviyesine yükselerek toparlanmanın sürdüğüne işaret etti. Detaylarına bakıldığında perakende ticaret sektörü güveni hariç tüm alt endeksler aylık bazda yükselirken, inşaat ve hizmet sektörlerindeki artışların daha güçlü olduğu görülüyor.
İster müzikte olsun ister ekonomide ritim düştüğünde sözler de ağırlaşıyor, anlamlar da. Öyleyse çalsın sazlar, vursun davullar.