BLOG · 104/209
Dur Allahını seversen Bill!
McKinsey’in bu yılın Ocak ayında yayınladığı bir raporunda mevcut işlerin neredeyse yarısının 2055 yılına kadar robotlarla yapılacağı yazmaktaydı. Harvard Business Review’de çıkan bir makale ise bu rapora atıfla “Türkiye’deki iş gücünün yarısını otomasyon sistemlerinin devralabileceği” üstüneydi. Ardından Microsoft’un kurucusu Bill Gates, Şubat ayında vermiş olduğu bir röportajda “insanlar robotlar yüzünden işlerini kaybederse, robotların bu insanları yeniden eğitmek için gerekli masrafları vergi olarak karşılaması gerektiğini” söyledi.
“Dur Allahını seversen Bill, zaten ortalık karışık; önce yüzde 23,3’lerde gezen genç nüfustaki işsizliğe bir çare bulalım sonra bütçeyi düzeltecek vergileri alacağımız robotlara sıra gelsin!” demek istiyorum.
Şubat’ta işsizlik bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 puan artarak yüzde 12,6 olurken bir önceki aya göre ise 40 baz puan geriledi. Geçen yılın aynı döneminde yüzde 12,7 olan Tarım Dışı İşsizlik bir önceki aya göre gerilemiş olsa da yüzde 14,8’e yükseldi. İş gücüne katılım oranı ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,0 puan artış göstererek yüzde 51,8 olarak gerçekleşti.
Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki aya göre 10 baz puan gerileyerek yüzde 11,70 olurken geçen yılın aynı döneminde bu rakam yüzde 10,0 düzeyindeydi. Tarım dışı işsizlik de bir önceki aya göre 10 baz puan gerileyerek yüzde 14,0 olurken, geçen yılın aynı döneminde yüzde 12,0 düzeyinde gerçekleşmişti.
2016 Nisan ayında 5,3 milyar TL fazla veren bütçe bu yılın aynı döneminde 2,9 milyar TL açık verdi. 2016 Ocak-Nisan döneminde 5,4 milyar TL olan bütçe fazlası bu dönemde 17,8 milyar TL açığa dönüşmüş durumda. Geçen yıl 8,0 milyar TL fazla veren faiz dışı denge 0,2 milyar TL fazla verirken, Ocak-Nisan döneminde 24,5 milyar TL fazladan 4,1 milyar TL fazlaya gerilediği görülüyor.
Mart’ta 44,2 milyar TL olan 12 aylık birikimli bütçe açığı Nisan’da 52,5 milyar TL’ye yükselirken Bütçe Açığı/GSYH oranı bir önceki aya göre değişmeyerek yüzde 1,7’de kaldı. Giderlerde en dikkat çeken artış yüzde 44,9 ile cari transferlerde. Bu kalemin Kamu İktisadi Teşebbüslerine (KİT) ve kamu bankalarına görev zararları karşılığı yapılan ödemeler, Sosyal Güvenlik Kurumu’na Hazine yardımları, tarımsal destekleme ödemeleri gibi transferlerden oluştuğunu hatırlatayım. Bütçe giderlerindeki artış hızı yüzde 22,5 ile gelirlerdeki yüzde 9,0 artış hızının üzerinde.
Gelirlere baktığımızda yurt içi ekonomik aktivitedeki eğilimi takip ettiğimiz dâhilde alınan KDV bir önceki yıla göre yüzde 22,2 artarak toparlanmaya ilişkin sinyaller verirken, iç talebin seyri hakkında sinyal veren ÖTV gelirlerinin yüzde 19,2 artığı görülüyor. Dış ticaretin seyri hakkında fikir veren ithalde alınan KDV ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,0 artmış.
Bütçeye enflasyondan arındırılmış olarak baktığımızda ise giderler yüzde 12,9 artarken, genel bütçe vergi gelirlerindeki artış yüzde 2,2’de kalmış vaziyette.
Şimdi “Dur Allahını seversen Bill” demekte haksız mıyım?