BLOG · 99/209
Kör Görüşü
"Görebildiğim şeyler çok ilginç; aslında görmemem lazım, çünkü görme engelliyim."
BBC Future’da okuduğum bir haberden yukarıdaki satırlar. Yaşadığı bir sağlık sorunu sonrası 20’li yaşlarında görme engelli olmasına rağmen beyni, çevresinde olup bitenleri görmesini sağlayan “kör görüşüne” sahip dünya üzerindeki “şanslı” birkaç insandan biri Milina Cunning.
Sözlerini, yazının girişine neden çektiğime gelince, “enflasyon gözlerini kör etmiş” demesinler diye...
Üst üste enflasyon üzerine “Gözlerin Gözlerime Değince” ve “Stres Çarkı” başlıklı iki yazı yazmışken üçüncüsünü artık yazmamalısın diye kendime telkinlerde bulunup durmuşken üstelik kalkmış yine enflasyon üzerine yazıyorum. Ben iflah olmam.
“Yazmamam lazım ama yazacağım şeyler çok ilginç.”
Bir kere beklentilere paralel yüzde 1,31 olarak gerçekleşti TÜFE ve yıllıkta yüzde 11,29’dan yüzde 11,87’ye yükseldi.
Enerji grubu fiyatlarında yüzde 0,64 azalış olsa da giyim ve ayakkabı grubundaki yüzde 9,31, işlenmemiş gıdada yüzde 1,49 ve ulaştırma grubunda yüzde 2,41 olarak gerçekleşen artışlar enflasyonun yükselişindeki en önemli faktörler olarak görünüyor. Hizmetler grubu enflasyonu yıllıkta 23 baz puan artarak yüzde 8,87 olurken, mal grupları enflasyonu yüzde 12,47’den yüzde 13,20’ye doğru hızla yükselmiş durumda.
Asıl ilginç durum çekirdek enflasyon göstergelerinde ve Yurt İçi Üretici Fiyatlarında. Özel kapsamlı TÜFE-C endeksi 4 baz puan düşerek yüzde 9,46’dan yüzde 9,42’ye gerilemiş durumda. Mart ayında yüzde 16,09 olan Yurt İçi Üretici Fiyatları (Y-ÜFE) Nisan’da yüzde 16,37’ye yükselmiş olsa da manşet enflasyonda yükselişte Y-ÜFE kaynaklı kur geçişgenliğinin gecikmeli etkilerinin hızı kesilmişe benziyor.
2016 yılının Kasım ayından beri kesintisiz yükselen ve Nisan’da yüzde 11,87’ye yükselen manşet enflasyonda platoya ulaştığımızın işaretleri var. Merkez Bankası’nın parasal sıkılaştırmayı sürdürmesi durumunda Haziran ile beraber tekrar tek haneli rakamlara doğru ılımlı bir gevşeme görebiliriz; ancak kredi genişlemesine bağlı olarak yükselecek iç talepteki canlanma bu süreçte yukarı yönlü risk olmaya devam edeceğini de unutmamak gerek.
Bir ilginç şey daha var:
14 Haziran’daki toplantıda faiz artırımı olasılığının yüzde 67,4 olduğunu yazmıştım kör gözüm parmağına der gibi. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) beklendiği üzere faiz oranlarında değişikliğe gitmese de yılın ilk çeyreğindeki ekonomik aktivitedeki zayıflığın geçici olduğunu söyledi. İstihdam piyasasının güçlendiğine vurgu yaparken, tüketimde devam eden ve büyümeyi desteleyen temel göstergelerin güçlü seyrettiğini söyledi.
Tahmin edin ne oldu?
Faiz artırımı olasılığı yüzde 94’e yükseliverdi.