BLOG · 20/209
Rubato Yapmak
9/8’lik bir ritim duyduğunda üzerindeki ölü toprağından silkelenip canlanmayan, kıpırdanmayan kimse pek görmedim şimdiye kadar. Romanların kalp atış ritmi olduğunu söyleyen de var, cildi güzelleştirip, ruhu dimağı açtığını söyleyen de...
Evet, ritim önemli ama bizi dans ettiren ritim değil desem?
Notaların matematiksel netlikten ziyade duygusal olarak doğru zamanda basılması hali bizde çalan parça hakkında bir hissiyat uyandırmakta ve bedenimiz buna doğal bir tepki vermekte. İşte bunun adı “groove”. Ritme ve harekete karşı hisleri çalıştıran bir özellikten bahsediyorum. İnsanı kıpır kıpır yapan, farklı enstrümanlar çalarken yakaladığımız bir histen.
Tıpkı “aman ağır abiliğim bozulmasın” derken ayakkabınızın içinde ayak parmaklarınızın ritim tuttuğunu fark etmeniz gibi...
Sonuçta adına ister ritim deyin ister groove, bir şey sizi alıp götürüyor.
Pekiyi, sizi alıp götüren o ritim esnerse? İşte o zaman da “rubato” oluyor.
Onu da şöyle anlatmaya çalışayım:
Notaları, diğer notaların zamanlarından çalarak çalmak yani süreleriyle oynamak. Bir an için verilen ölçüyü bırakarak kendi içinizden gelen bir zamanlama ile çaldıktan sonra yine ana tempoya dönmek gibi düşünebilirsiniz.
Geçen haftaya başlarken doların sakin bir ritim tutturacağını ama yine de 3 TL’nin üzerinde seyredeceğini düşünmekteydim.
Tam tersine o ritim esnedi ve rubato yaptı.
Bunun arkasındaki nedenler ne diye baktığımızda, bir kere küresel piyasalarda doların güçlenmesi ve risk iştahının azalması ilk gerekçeydi.
Bize özgü gerekçelerde ise birinciliği Suriye ve Irak’la ilgili jeopolitik risklerdeki artışa mı yoksa Meclise en kısa sürede sevkedileceği belirtilen başkanlık rejimi ve referandum tartışmalarına mı vermem gerektiği konusunda kararsız kaldım. Tabii Fitch’in not indirimi olasılığı da piyasalar tarafından “plase” risk olarak dikkate alınmakta.
Yukarıda saydıklarım geçen hafta olduğu gibi bu hafta da Türk Lirası’nı olumsuz etkileyebilecek gelişmeler olarak ortada durmakta.
Küresel piyasalardaki dalgalanmanın sürmesi, Irak’ta Musul harekatının başlaması ve dolardaki güçlü seyrin devamı halinde Perşembe günkü Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nda faiz indirimine ara verme olasılığı elbette var ama şimdilik genel beklenti faiz koridorunun üst bandından 25 baz puan daha indirime gidileceği yönünde.
2017-2019 dönemini kapsayan Orta Vadeli Plan’da enflasyon hariç 2016 ve 2017 temel makroekonomik göstergelerde aşağı yönlü revizyonlar yapılmıştı. Bu yapılırken her ne kadar mali disiplinden taviz verilmeyeceği belirtilmiş olsa da bütçede yer olmasının da vermiş olduğu rahatlıkla “ılımlı” bir gevşeme olacağının işaretleri vardı. Nitekim Bütçe Dengesi/GSYH oranının yüzde -1,3’ten yüzde -1,6’ya çıkarılmasından bunu görmüştük. Açıklanacak Eylül ayı Bütçe Dengesi verisi, bu sürecin başlangıcı olması açısından önemli.
Ritim değişikliği en iyi bildiğimiz melodiyi bile tanınmaz hale getirebilir.
“Çayır çimen geze geze” diye coşarken bir anda “yanma yüreğim yanma ayrılık bize düştü” diye uzun hava okutabilir insana.