← Tüm yazılar

BLOG · 85/209

Sürpriz Yumurta

· 3 dk okuma

Bıraksak sadece çikolatayla beslenerek hayatını devam ettirebilecek olan büyük kızımın bir dönem en takıntılı olduğu şeydi sürpriz yumurta. Zaten çok sevdiği çikolatayı almak için içinde oyuncağı olan bir neden daha verirken aynı zamanda koleksiyon merakını da gıdıklıyordu. Hoş, o ufacık parçaları birleştirmek yine bize düşüyordu; ama ne yalan söyleyeyim, içten içe merak ediyordum her seferinde hangi sürpriz oyuncak çıkacak diye.


Ekonominin “sürpriz yumurtası” 2016 yılı büyüme rakamları oldu. Türkiye ekonomisi 2016 yılının 4. çeyreğinde yüzde 3,5 büyürken, 2016 yılının tamamında büyüme yüzde 2,9 oldu.

Detaylara bakıldığında, büyümenin ana sürükleyicisi yıllık yüzde 5,7 büyüme ile hanehalkı tüketimi olurken (buraya bir mim koyuyorum), ikinci çeyrekte yüzde 14,4 (önceki: yüzde 13,7); üçüncü çeyrekte yüzde 5,6 (önceki: yüzde 23,8) büyüyen devletin tüketim harcamalarının son çeyrekte yüzde 0,8 ile çok daha ılımlı büyüdü. Yatırımlar ise son çeyrekte yüzde 2 büyürken ihracat ve ithalat sırasıyla yüzde 2,3 ve yüzde 3,3 büyüme kaydetti.

Sürpriz bu rakamların neresinde diye soracak olursanız piyasa beklentileriyle gerçekleşmeler arasındaki derin farklılıkta. 2016 yılına ilişkin GSYH medyan büyüme beklentisi yüzde 2,2, son çeyrek beklentisi ise yüzde 2,1 şeklindeydi. Derin dememin nedeni daha iyi anlaşılıyor sanırım.

Pekiyi n’oldu da böyle oldu?

Aslında yukarıda satır arasında çaktırmadan değindim, ikinci ve üçüncü çeyrek büyümeleri revize edildi. Örneğin 3. çeyrekte daha önce yüzde 23,8 olarak açıklanan devlet harcamaları büyümesi yüzde 5,6’ya revize edildi. İhracat büyümesi yüzde -7,0'den yüzde -9,3'e, ithalat büyümesi yüzde 4,3'ten yüzde 2,1'e, özel tüketim yüzde -3,2'den yüzde -1,7'ye, yatırım harcamaları yüzde -0,6'dan yüzde 0,5'e revize edildi (bir mim de buraya koyuyorum). Bu revizyonların sonucu olarak ikinci çeyrek büyümesi yüzde 4,5'ten yüzde 5,3'e yükselirken, üçüncü çeyrek daralması yüzde 1,8'den yüzde 1,3'e çekilmiş oldu.

Bir de büyümeye katkılara bakalım.

Son çeyrek büyümesine en büyük katkı 3,5 puan ile özel tüketimden gelirken yatırımlar (kamu-özel toplamı) 0,6 puan katkı verdi; net dış ticaret ise 0,2 puan olumsuz katkı verdi. 2016 yılının tamamında tüketimin katkısı 1,4 puan olurken kamu tüketiminin katkısı 1 puan ile önemli bir rol oynamış durumda. Net dış ticaret ise büyümeyi 1,3 puan aşağıya çekerken yatırımların 0,9 puan destek vermiş durumda.

Önceki çeyreklerde büyümeye negatif katkıda bulunan tarım sektörü yüzde 1,3 oranında da olsa artıya geçmiş durumda. Benzer şekilde 3. çeyrekte yüzde 7,4 küçülerek büyümeyi aşağı çeken hizmetler sektörü de yüzde 1,8 büyümüş durumda.

2015 yılında 861 milyar dolar olan GSYH, 2016 yılında yüzde 0,5 daralarak 857 milyar dolara gerilerken kişi başı GSYH da 11,014 dolardan 10,807 dolara geriledi.

Şimdi mim koyduğum yerlere geri dönebiliriz.

Daha önce açıklanan hiçbir anket ya da veride işaretlerini görmediğimiz gibi tüketici güveninde gerileme, işsizlik oranındaki güçlü artışlar gördüğümüz hanehalkı tüketiminin son çeyrekte yüzde 5,7 arttığını gördük örneğin. Büyümeye yaptığı 3,5 puanlık katkıyla son çeyrek büyümesinin neredeyse tamamını sağladı.

Üretim tarafından baktığımızda ise sanayi sektörünün yüzde 5,0 büyüdüğü görülüyor. TÜİK’in açıkladığı sanayi üretim endeksi ise son çeyrekte ortalama yüzde 2,0'lik büyümeye işaret ediyor.

Benzer şekilde kapasite kullanım oranı, reel sektör güven endeksi ve imalat sanayi PMI verisi gibi öncü göstergeler de son çeyrekte bir önceki çeyreğe göre önemli bir toparlanmaya işaret etmiyor. 3.çeyrek ortalaması yüzde 74,96 olan kapasite kullanım oranı son çeyrekte yüzde 75,06, 105,5 olan reel sektör güven endeksi ortalaması 105 ve 47,63 olan PMI verisi ortalaması 48,76 ile eşik değerin (50,0) altında gerçekleşmişti. Ve son olarak 3.çeyrekte ithalat aşağı yönlü revize edilirken özel tüketim harcamaları yukarı yönlü revize edilmiş vaziyette!

Öncü göstergeler ile büyüme arasındaki ilişki giderek zayıflamakta. Bugün sürpriz yumurtadan güzel bir oyuncak çıktı; peki, 2017 yılının ilk çeyreğine ilişkin olarak bu göstergelere bakarak teşhis koymak sizce kolay mı?

Siz de haklısınız, adı üstünde “sürpriz yumurta”.

Bu yazı, 2019'da yayımlanan Ekonomi böyle de anlatılır – 2 kitabında da yer almaktadır.