1974 yılının Ekim ayında Anadolu pop ve aranjman müziklerinin dışında, sözleri daha öncekilere pek de benzemeyen, gelenek yıkıcı, çizgi dışı bir albüm çıkar. Dönemin müzik dergisi Hey’deki tam sayfa ilanda “Bugüne kadar Türk Hafif Müziği’nde böyle bir long-play dinlemediniz.” yazmaktadır.
Önce iki parçanın yer aldığı 45’lik plakla çıkılan, sonrasında bu 45’likler albüm oluşturacak kadar birikirse LP (long-play) yapıldığı bir piyasada, Ali Kocatepe, bu albümü yayınlama riskini üstlenir.
Birkaç hafta sonra 50 şarkılık plak listelerine son sıradan giren LP, bir sonraki hafta listeden çıkmıştır bile.
Bugün ise yayınlanışının üzerinden 50 yıl geçmiş klasikleşmiş bir baş yapıttan bahsediyoruz.
***
Geleneksel yatırım yönetimi anlayışı yerine “disruptive innovation” odaklı, yapıcı yıkım vaat eden yenilikçi teknoloji ürünlerine odaklanarak geleceğe yatırım yapmayı hedefleyen BV Portföy için ilk yazımda bu hikâyeyi anlatmalıyım muhakkak dedim.
Türkiye’de fon içeriği en az yüzde 80 oyun ve teknoloji şirketlerinin hisseleri olan ilk Oyun ve Teknoloji Değişken Fonu (BTE) da beni teşvik etti.
Sonuçta sadece finansallara bakmadan, oyunun kurallarına hakim bir şekilde geleceği şekillendirecek ve teknolojinin etkisi ile büyüme yaşayacak oyun ve teknoloji şirketleri hisselerine yatırım yapan bir fon ve anlayış var.
***
“Günaydın” ile başlayan, ahkam kesmeden, slogan atmadan, öğüt vermeden, sitem etmeden naif öyküler anlatıp “Günaydın” ile biten, on dört şarkılık şahane bir albümdür “Benimle Oynar mısın?”.
O zaman ben de öyle başlayayım:
Günaydın!